kadın ve aile

Ekim ayının ilk Pazartesi günü Dünya Çocuk Günü dür. Çocukların iyi yetiştirilmesi ulusların ortak sorunudur. Bu ortak sorun için ilk çalışmalar 1923 yılında başladı. İsviçre’nin Cenevre kentinde toplanan kırk ülkenin delegeleri Uluslararası Çocukları Koruma Birliği’ni kurdular.

(devamını oku)

Artık felsefenin de bir günü var. Her yıl Kasım ayının üçüncü Perşembe günü, Dünya Felsefe Günü olarak kutlanmaktadır. Bu konudaki önerinin, Türkiye Felsefe Kurumu tarafından getirildiğini ve UNESCO tarafından da kabul edildiğini hatırlatmak yerinde olur. 1946 yılında resmen yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler, Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization: UNESCO), savaş ve çatışmaların ilk çıkış yerinin insan zihni olduğunu belirtir. Dünyamızdaki olumsuz gelişmelerin önce zihinlerde başlaması nedeniyle, UNESCO’nun birtakım ilkeleri yaygınlaştırmayı amaçladığını görüyoruz. Dünya (devamını oku)

Lösemiler, vücuttaki kan üretim sistemini (lenfatik sistem ve kemik iliği) etkileyen kanserlerdir. Lösemiler akut veya kronik olarak (mikroskoptaki görünüşlerine göre alt gruplara ayrılırlar) ve tümörün yayılım ve gelişim özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Genel olarak, akut lösemiler çocuklarda ortaya çıkarken, kronik lösemiler daha çok yetişkinlerde görülme eğilimindedirler.

(devamını oku)

UNESCO, 4 Kasım 1946 tarihinde 44 ülke tarafından Londra’da yapılan bir toplantı sonrasında kurulmuştur.

 

Merkezi Paris’te olan UNESCO’nun amacı; eğitim, bilim ve kültür alanında çalışmalar yaparak barışın ve güvenliğin korunmasına, insanhakve özgürlüklerine katkıda bulunmak… olarak açıklanmaktadır. Amacı bu şekilde açıklanmasına rağmen UNESCO’nun bugüne kadar bu konularda kalıcı çözümler ürettiği de görülmemiştir.

(devamını oku)

• Eğitim, uygarlıkların vazgeçilmez gereksinimidir.
Eğitimin amacı, insan ve toplum yaşamını kolaylaştırmak, güzelleştirmek, zenginleştirmek, iyileştirmek, kişiyi ve toplumu mutlu kılmaktır. Eğitim
bilgi, akıl, zekâ, kültür, zevk, etik gibi değerlere
dayanan ve kişinin doğuşundan başlayıp hayatının sonuna kadar devam eden bir süreçtir.
(devamını oku)

* El, ayağın çalışmasından hoşnud değilse, sorumlu baştır. ( Nizami )

* Yalnız yaptıklarınızdan değil, yapmadıklarınızdan da sorumluyuz. ( Moliere )

 

1.Bir sırrı devamlı surette saklamak, insan ruhunu en çok olgunlaştıran şeydir. ( Balzac )

2.Sırını kimseye verme, herkesten üstün olursun. ( Leonardo da Vinci )

3.En ağı yük sırdır, aşk olsun taşıyabilene. ( La Fontaine )

4.Bir sırrın ucunu veren, tamamını elinde tutamaz. ( Jean Paul Richter)

(devamını oku)

* Savaşta dövüşenlerden çok kaçanlar ölür. ( Selman Langerlöf )

* Cephen kaçanlar, savaşa girenlerden daha çok yara alırlar. ( Oscar Wilde )

* Savaşta başarı kazanmak için manevi gücün rolü dörtte üç, madi gücün ise dörtte birdir. ( Napoleon )

* Savaşta zaferin ilk anahtarı düşmanın niyetini anlamaktır. ( Harry Emerson Fosdick )

* Savaşta iyisi, barışın kötüsü yoktur. (Benjamin Franklin )

 

- Olgun insan bütün bildiğin, ” hiçbir şey bilmediğini bilmek” olduğunu itiraf edendir. ( Samuel Smiles )

- Bildiğini bilmek, bilmediğini de bilmek, gerçek olgunluktur. Olgun insan, sözlerinde ağır, davranışlarında ise acelecidir. ( Confucius )

 

1.Okumak gıdadır, Okuyan insanlık, bilen insanlıktır. ( Victor Hugo )

2.Okumayı hiçbir hazineye değişmem. ( E. Gibbon )

3.Okumayı öğrenmek en güç sanattır. ( Goethe )

4.Okumasını bilirsen, her insanın bir kitap olduğunu görürsün. ( W. E. Channing )

5.Bir ülkede, okumaya karşı istek artmadıkça, gaflet ve bu gafletten doğacak felaket azalmaz. ( Benjamin Franklin )
(devamını oku)

- Okulları olan bir milletin istikbali emniyettedir.( Bismark )

- Okul, hayata hazırlanış değil, hayatın kendisidir.( F. Chatelain )

- Bir okul açılırsa, bir hapishane kapanır. ( Emerson )

 

* Dostlarının, yerinde nasihatlerine kulak asmayanlar düşmanlarını memnun ederler. ( Pançatantra )

* En kötü insan, bazen en iyi nasihati verebilir. ( P.J. Bailey )

* Verdiği öğütü biraz tutan, bunu başkalarına da dinletebilir. ( Feridüddin Atar )

* Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötekdir. ( Ziya Paşa )

(devamını oku)

1.Nankör bir evlada sahip olmak, yılan dişinden daha acı verir. ( Shakspeare )

2.En çirkin, en eski ve en çok bilinen nankörlük, çocukların ailelerine karşı gösterdikleri nankörlüktür. ( Vauvenargues )

3.Nankörlük sevginin mezarıdır. ( La Rochefoucauld )

4.Nankörlük, zayıf insanların işidir. ( Goethe )

 

* Kurt birbirine düştüğü zaman, aralarında koyun rahat eder. ( Sadi )

* Kurtların içinde ceylan masumiyetle ömür sürülmez. ( H.R. Gürpınar )

* Kurtla yaşayan, ulumasını öğrenir. ( Goldoni )

* Koyunun bulunduğu yerde kurt eksik olmaz. ( Balzac )

* Biz, hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz. ( Tolstoy )

 

1.Eğer kedinin kanadı olsaydı, dünyadan serçenin kökünü kazırdı. ( Sadi )
2.Kedi, sevgilisinde muhakkak tırmık izi bırakır. ( Montherlant )
3.Kedi evine dönünce, fare, deliğine kaçar. ( Prosper Merimeee )
4.Kedi gidince, fareler küstahlaşır. ( Thomas Fuller )
5.Kedi evden dışarı çıkınca, fareler oyuna başlar. ( John Florio )
6.Hangi kabadayı fare, kendinin boynuna çıngırak takabilir. ( Dostoyevski )
7.Eldivenli kedi, fare tutamaz. ( Benjamin Franklin )