kadın ve aile

Sivil SavunmaHarbin olumsuzluğu
Cephelerde kalmıyor.
Siviller bile artık
Korkunç zarar görüyor.

(devamını oku)

Dünya Engelliler Günü

    Dünya nüfusunun yaklaşık % 15’i -bir milyardan fazla kişi- çeşitli yeti yitimi (özürlülük) durumuna sahiptir. 110 -190 milyon insan fonksiyonlarda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Özürlülük oldukça çeşitlilik göstermekte, nüfusun yaşlanması ve kronik hastalıklardaki artış nedeni ile özürlü sayısı da artmaktadır. Savaşlar, trafik kazaları veya afetler de özürlülük nedenlerindendir.

 

    (devamını oku)

3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Onların yaşam ve yaşam koşulları zor. Bir sürü eksikleri var. Ama onlar hayata küsmek yerine bir çok başarıya imza atıyorlar. Kimi olimpiyatlarda birinci oldu, kimi ayağıyla resim çizdi, kiminin şarkıları dillere dolandı. Onlar hayatı hem engelli, hem de engelsiz yaşıyorlar. Seslerini duyurmaya, daha iyi yaşam koşullarına sahip olmaya çalışıyorlar. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü tüm dünyada kutlamalarla, eylemlerle sürüyor. Bugün onların günü… (devamını oku)

Atatürk Kurtuluş Savaşı’nın en iyi Ankara’dan yönetileceği inancındaydı. Yurdumuzun tam ortasında ve cephelere de eşit uzaklıktaydı. Tüm illerde haberleşme ve ulaşım olanağı yoktu. Bu düşüncelerle Atatürk ve temsil heyetinin üyeleri 27 Aralık 1919’da saat 14.00’de Dikmen sırtlarından Ankara’ya geldi.
Ankara ve çevresinin tüm halkı, Atatürk’ü ve temsil heyeti üyelerini büyük sevgi ve sevinç gösterileri ile karşıladılar.davullar çalındı, oyunlar oynandı, seğmenler gösteriler yaptı.
Bu karşılama Ata’yı çok duygulandırmış, tüm karşılayanlara teşekkür ederek içinde bulunduğumuz durumu, bundan nasıl kurtulacağımızı belirten bir konuşma yapmıştı.
Atatürk’ün Ankara’ya gelişi, Kurtuluş Savaşı dönemindeki en önemli (devamını oku)

Erzurum Kongresi’nde dokuz kişilik bir Temsil Heyeti seçilmişti. Heyet’in asıl görevi Kongre adına gereğinde gerekli önlemleri almaktı. Heyet-i Temsiliye gerçekte, 23 Temmuz 1919 dan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920 tarihine kadar geçen dönemde millî mücadelemiz için gerekli kararları alan ve uygulayan bir hükümet olmuştu. Sivas Kongresi’nde üye sayısı artırılmış ve “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi” adını almıştı.

Üyelerin tümü “hiç bir zaman bir araya gelerek çalışma imkânı bulamamışlardır. Erzurum’da seçilen dokuz üyeden İzzet, Servet, Hacı Musa Beyler ile Sadullah Efendi Erzurum Kongresine de katılmamışlardır. Raif ve Şeyh Fevzi Efendiler Sivas Kongresi’nden sonra memleketlerine dönmüşlerdir. Rauf ve Bekir Beyler Sivas’tan Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Ankara’ya gelmişler, Meclis-i Mebusan’a katılmak üzere İstanbul’a gidinceye kadar beraber çalışmışlardır4.”

(devamını oku)

Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi (27 Aralık 1919)

Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı sonrası yenik sayılmış, Sevr Antlaşması hükümlerini hemen uygulamaya koyan düşman kuvvetleri, topraklarımızın bölünmesi çalışmalarına hız vermişti. Osmanlı Devleti’nin merkezi olan İstanbul ile Urfa, Antep, Adana, Maraş ve Antalya illerimiz işgal edildi. Bütün bu işgal hareketlerini fırsat bilen Yunalılar 15 Mayıs 1919’da İzmir’e girdi.

Bütün bunlar olup biterken Mustafa Kemal, millet ile el ele verip ülkeyi kurtarabilmek için ilk olarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. 12 Haziran 1919’da Amasya’ya geldi. 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi’ni yayınladı. Amasya Genelgesi’nin yayınlanmasından sonra, 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresini, 4 Eylül 1919’da ise Sivas Kongresi’ni topladı.

(devamını oku)

Kooperatifler, demokratik işletme kuruluşlarıdır. Kooperatiflerde temel amaç kâr değil, işbirliği ve dayanışmadır. Birbirlerine meslek, sanat, toplumsal çıkar bağları olan grupların kendi aralarında kurdukları kuruluşlardır. Amaç, verimli çalışmak, ortak ihtiyaçlarını karşılamak, emek ve ürünleri değerlendirmektir.
Kooperatif öyle denilebilir ki birlik ruhunun kalesidir. “Birlikten kuvvet doğar” sözü bunu en iyi şekilde açıklamaktadır. İnsanlar bireysel olarak yapamadıkları şeyleri, kooperatifler kurarak ortaklaşa başarabilirler. Bu güç; tek insanın yapamadığı ya da iyi yapamadığı çoğu işin üstesinden gelebilir.

(devamını oku)

 

KOOPERATİF ÇEŞİTLERİ

1. Üretim Kooperatifleri: Aynı ürünleri üretmek ya da ortakların ürettikleri hammaddeleri kullanmak, ürünlerini gerçek değerleri ile satmak amacı ile kurulurlar. Üç grupta toplanırlar.

 

- Tarım ürünleri kooperatifleri
- Sanayi ürünleri kooperatifleri
- Satın alma kooperatifleri

  (devamını oku)

BİRLEŞTİK BAK BERABERİZ

Yapmak için büyük işler,
Kurulmalı kooperatifler.
Kurmadan yalancı düşler,
Birleştik bak beraberiz.

Bir elden ses çıkmaz denir.
İki elle gök süslenir,
Buna dayanışma denir,
Birleştik bak beraberiz.

Sayılmaz hizmet ürettik,
Sanki çarpan tek yürektik,
Gönüllere sevgi ektik,
Birleştik bak beraberiz.

(devamını oku)

Yalnızca kendimize ait olanı değil, elektriği, suyu, yiyecekleri, okulda kullanılan eşyaları, bize ait olmayan eşyaları kendimizinmiş gibi özenle korumalıyız. Topluma ve arkadaşlarımıza ait olan eşyalara zarar vermemeliyiz.

Tutum ve yatırım, ülkeler için de önemli bir konudur. Çünkü devletler de gelirleriyle giderlerini dengelemek zorundadır. Bir devlet eğer gelir ve giderlerini iyi ayarlarsa; gelir kaynaklarını iyi yatırımlarda kullanırsa kalkınır, zenginleşir ve hiçbir devlete bağımlı kalmaz.

(devamını oku)

Dört yıl süren zorlu Kurtuluş Savaşı sonunda ulusumuz yorgun, yoksul düşmüştü. Zaten köklü bir ekonomisi olmayan Osmanlı imparatorluğu zamanında, başta Fransa olmak üzere dünyanın diğer ülkelerine tanınan haklarla getirilen kapitülasyon sonucunda ekonomimiz iyice gerilemişti.
         Kapitülasyonlarla yabancı ülkeler yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizi işletmişler, bizim yeni fabrikalar, işletmeler kurmamızı engellemişlerdir. Yurdumuzda yetiştirilen ve yeraltından çıkarılan ürünler yabancılar tarafından ucuza satın alınmış, işlendikten sonra bize çok pahalıya satılmıştır. 
         (devamını oku)

Kimler lösemi hastalığının tehdidindedir? Lösemi bir kan hastalığı. Kanın yapım yeri kemik iliğidir, iliğinin içerisindeki kök hücreler, kendilerine benzer hücre oluşturur ve çoğalarak kana geçerler. Bu hücrelerdeki bozulmalar hastalığa neden olur. Enfeksiyon, ilaç, vücuda giren bir kimyasal madde, beslenme ve genetik yatkınlıklar gibi çevresel etkenler hastalığın ortaya çıkışında büyük rol oynuyor. En çok 2-5 yaşlarındaki çocuklarda görülüyor. Tüm toplumda kanser hastalığının çok fazla arttığını görüyoruz. Her 5 kişiden bir kişi kanser adayı. Dünya Sağlık Örgütü bu sayının giderek artacağını ve 20 yıl içinde 2-3 katına çıkacağını söylüyor. Kanser vakalarının bir yılda 10 milyondan 20 milyona çıkması da bunu doğruluyor. Türkiye’de her yıl bin 200 çocuk lösemi hastası olmaya aday. Her yaştaki insanda görülme olasılığı var. Ancak, çocuklarda daha çok görülüyor. 0-16 yaş grubundaki her çocuk bu hastalığa yakalanabilir.
  (devamını oku)

• Eğitim, uygarlıkların vazgeçilmez gereksinimidir.
Eğitimin amacı, insan ve toplum yaşamını kolaylaştırmak, güzelleştirmek, zenginleştirmek, iyileştirmek, kişiyi ve toplumu mutlu kılmaktır. Eğitim
bilgi, akıl, zekâ, kültür, zevk, etik gibi değerlere
dayanan ve kişinin doğuşundan başlayıp hayatının sonuna kadar devam eden bir süreçtir.
(devamını oku)

Ben hiç 10 Kasım’a Günaydın” demem ki Ben sensiz 23 Nisan’a Hoş geldin diyemem ki Seni özlesek bile Elden ne gelir ki Bir daha senin gibi Gelecek mi ne belli Bak 10 Kasım yine geldi Gözlerde yaşlar tükendi Aradan 78 yıl geçse bile Senin hatıran hiç bitmedi Sabahlar her zaman güzeldir Seni hatırlatmadıkça Günaydın denir ama 10 Kasım olmayınca!!

(devamını oku)

Cumhuriyet Bayramı Sözleri ve Mesajları

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili yazılmış en güzel Cumhuriyet Bayramı sözlerini ve özlü sözleri bu sayfamızda bulacaksınız. Buyrun Cumhuriyet Bayramı sözleri;

Cumhuriyet Bir ülkenin Damarıdır…

Cumhuriyetsiz Bir toplaum Yarınsız Bir Gündür.

Cumhuriyetin Demokratik bir ülkenin Bozulmaz Simgesidir…

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ün Bize Bıraktığı Bu üLkeyi Korumak Bizim Görevimizdir.

Demokrasi ilkesinin en yeni ve akılcı uygulamasını sağlayan hükümet biçimi cumhuriyettir.

Türk ulusunun yaratılışına en uygun olan yönetim cumhuriyettir.

Cumhuriyet erdeme dayanan bir yönetimdir.

Cumhuriyet düşünce, beden ve bilim bakımından güçlü koruyucular ister

Türk ulusunun yaratılışına en uygun olan yönetim cumhuriyettir.

 

Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir. 1926 (Atatürk’ün S.D. III, S. 80)

(devamını oku)