...

Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri – Sözleri

chat

SATILIK ŞİİR

Ben sersemin biriyim,
Oturmuş senin için aşk siirleri yazıyorum.
Ellerinin beyazlığından,
Gözlerinin güzelliğinden bahsediyorum.
Oysa ki sen bir ettir, ekmektir tutturmuşşun,
gözün dünyayı görmüyor.
Al bu şiiri, götür sat,
para ederse
bir ekmek, yarım kilo pirzola al,
otur zıkkımlan…
Ümit Yaşar Oğuzcan

ÇIKMAZ SOKAK

Bir daha dünyaya gelsem,
Yine seni severdim.
Beni üzesin diye,
Beni deli divane edesin diye.
Biliyorum,
Sen de bir daha dünyaya gelsen,
Yine beni sevmezdin.
Kahrımdan öleyim diye…
Ümit Yaşar Oğuzcan

YAĞMUR ALTINDA ÖPÜŞMEK

Hava kararmıştı,
yağmur yağıyordu,
dudakları sımsıcaktı,
elleri üşüyordu,
bir öptüm,
bir daha öptüm,
kimseler görmedi öpüştüğümüzü,
yağmurdan başka,
iki gözüm çıksın,
şimdi ne zaman yağmur yağsa,
utanıyorum…
Ümit Yaşar Oğuzcan

BİL Kİ SENİ SEVİYORUM

Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum.

Bir sabah gün doğarken aç perdelerini bak
Sevinçle balkonuna doluyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin hazza bırak
Dökülsün o dudağından en güzel şarkılar
Bil ki seni arıyorum.

Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli garip bir kuş öterse
Ve bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum…
Ümit Yaşar Oğuzcan

UNUTMA Kİ

Sen uykusuzluk nedir bilirmisin ?
Tırnaklarınla yaptığını parçaladın mı ?
Gözlerini tavana dikip düşündüğün oldu mu bütün gece
Ve bütün bir gün
Belki gelir ümidiyle
Bekledin mi hiç ?
Gelmeyince seni aramayınca
Ölesine ağladın mı ?
Sonra çekilip en koyusuna yanlızlıkların
Ona ait ne varsa
Bir bir hatırladın mı ?
Sen günden güne erimeyi bilir misin ?
Dev bir ağacın vekarı içinde ölmeyi
Bir teselli aramayı
Issız parklarda tenha sokaklarda
Ve bütün bir şehir uyurken uzaklarda
Deli divane yollara düşüp
Yaşlanmış bir köpek gibi
Eskimiş bir gömlek gibi atılmışlığını
Hissettiğin oldu mu ?
Sevmekten , günler geceler boyunca yürümekten
Elin , ayağın kalbin yoruldu mu ?
Sen yalnızlığın acısını bilir misin ?
Unutulmak bir hançer gibi saplandı mı sırtına ?
İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtı mı ?
Bütün gururunu çiğneyip
Sevdiğinin geçtiği yollarda bastığı toprakları
Eğilip öptün mü ?
Sen çaresizlik nedir bilir misin
Sen yokluk nedir gördün mü ?
Yanan başını duvarlara vurup parçalamak
Geldi mi içinden ?
Sen her gün bin defa öldün mü ?
Böyleyim diye ayıplama beni
Birgün kendimi sonsuzluğun koynuna bırakırsam
Yaralı ve yenik bir asker gibi
Darılma ;
Unutma ki
Her seven adsız bir kahramandır
Unutma ki
İnsan sevebildiği kadar insandır …
Ümit Yaşar Oğuzcan

GÜLLER AĞLAR İÇİMDE

Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan elayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman
Seni çağıran sesi uzaklardan

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir dem hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar , kararır gökyüzü

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliği anlatır gibi
Birden değişir gözlerinin rengi
Mavi solar , koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün

Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada , ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgarın
Ve bir umut kırıntısı ‘ belki yarın ‘

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir fırtına çıkmışcasına , büyük
İçimdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar , ben ağlarım …
Ümit Yaşar Oğuzcan

SENİ ARIYORUM

Şimdi bir an dönerek gerilere, hani
Bir zamanlar beni ölesiye yaşatan
Ellerimi bırakıp sevecen ellerini
Çevremi sımsıcak bir sevgiyle kuşatan
Seni arıyorum.

Bir deniz hıçkırıyor ta içimde, dinle
Giderek yalçın kayalar, kumlar eriyor
Simdi baş başayım bir kıyıda kendimle
Ve bende var ettiğin o ben can veriyor
Seni arıyorum.

Gülerdin bir zamanlar, güneş batmazdı
Baştanbaşa bir gül bahçesiydi ortalık
Renkler ya mavi, ya pembe, ya beyazdı
Oysa şimdi ne yana baksam karanlık
Seni arıyorum.

Varsın ama yoksun. yanımdasın, değilsin
Gözlerim boşuna deliyor geceleri
Tek seni bir kez daha görebilmek için
Daldırıp ellerimi benden içeri
Seni arıyorum.

Ellerim içimde bir kan gölüne batıyor
Bağırıyorum kimseler duymuyor sesimi
Dişlerim hırsla dudaklarımı kanatıyor
Ve senden uzakta verirken son nefesimi
Seni arıyorum.

Bu son aldanışım, son yıkılışım olacak
Gelsen de boş artık gelmesen de, ben yokum
Yine de son bir ümit kırıntısıyla, bak
O her şeyi yitirdiğim anda bulduğum
SENI ARIYORUM…
Ümit Yaşar Oğuzcan

DAĞ RÜZGARI

Kaderde senden ayrı düşmek te varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim..
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum.

Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Her şeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanı başımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasam da olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim tek aydınlık

Bir nefeste benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Dudaklarım öpülmek istiyor
Anlamalısın.

Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok…
Ümit Yaşar Oğuzcan

AŞKTI O

Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi,
Aşktı o! Beni durup durup yenileyen,
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi,
Oydu, doludizgin gidişime dur diyen..

Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim,
Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su,
Boyle ak pak olacağımı bilir miydim,
Içimde açmasaydı o sevmek duygusu?

Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü,
Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın,
Görsün prangalarım o doğacak günü,
Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın..

Seninle her yerde güzel, her zaman yeni
Istemem, sensiz hatırlamasınlar beni…
Ümit Yaşar Oğuzcan

AŞKA DÖNÜŞ

Dönebilmek o dönüşü olmayan yollardan
Sürekli bir aldanış bir daha bir daha
Hiç bitmeyecek gecelerden bir sabaha
Çıkabilmek ve sevmek durmadan usanmadan

Konuşmak konuşmak gözlerle fısıltılarla
Duymak büyülü sıcaklığını beyaz ellerin
Her geçen dakika var olduğunu anlamak için
Yaşamak arzu dolu dudaklarda, şarkılarla

Unutmak ne varsa kötülükten yana
İnmek sevilen gözlerin derinliğine
Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildiğine
Bin yıl içmek o sulardan kana kana

Her gün ona koşmak dağlardan tepelerden
Her yerde, her zaman onsuz edememek
O en tatlı hayal, en büyük gerçek
Anlarsın taşan o günlerden gecelerden

Sonra bir gün o bütün karanlıkları yırtasın gelir
Başını alıp gidesin gelir uzak denizlere
Artık her şey boş ve yalan sevdin ya bir kere
Her yerinden bir buğu halinde o yükselir

Sen yoksun artık anla yeryüzünde bir o var
Onun elleri var, gözleri, dudakları
Anlarsın tenin beslediği zaman toprakları
Ve hala seversin zaman bitinceye kadar

Yeniden var oluştur ya da bir başka türlü oluştur bu
Nice aldanmalardan sonra bir aşka dönüştür bu.
Ümit Yaşar Oğuzcan

KUM

Sen kum nedir bilmezsin
Deniz Görmedin ki.
Yum gözlerini, zamanı düşün,
Deniz bir gözünde
Kum bir gözündedir.

Sen taş nedir bilmezsin
Dağa çıkmadın ki
Yürü ufuklara doğru,
Dağ bir ayağında
Taş bir ayağındadır

Sen kül nedir bilmezsin
Ateş yakmadın ki,
Uzat ellerini gökyüzüne,
Ateş bir elinde
Kül bir elindedir

Sen kan nedir bilmezsin
Ölmedin, öldürmedin ki,
Yat toprağa boylu boyunca
Ölüm bir yanında
Kan bir yanındadır

Sen aşk nedir bilmezsin
Beni sevmedin ki
Ağla, ağlayabildiğin kadar
Bütün güzellikler sende
Aşk bendedir
Ümit Yaşar Oğuzcan

BANA BİR ŞARKI SÖYLE

Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden

Bana bir şarkı söyle
İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum

Bana bir şarkı söyle
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
Dökül karanlığıma ışıklar gibi
Al beni, en uzaklara götür
Sesin, aksın içimde bir pınar gibi

Bana bir şarkı söyle
Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan

Bana bir şarkı söyle
Yağan kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle..
Ümit Yaşar Oğuzcan

BEN SENİN EN ÇOK

Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni…
Ümit yaşar oğuzcan

AŞK ŞAİRİ

Acılar vardır, bir de çaresizlikler,
Ne zaman başladıysa benim öyküm,
Yürüdük, kimbilir kaç yıl beraber,
Bir yanımda aşk, bir yanımda ölüm.

Durup durup kirlendim yaşadıkça,
Aşktı beni yıkayan, arıtan su,
Dünyamı saran bir uçtan bir uca,
Hep o bir gün sevememek korkusu..

Ben kalbimi o taşlarda biledim,
Bütün pisliklerini yeryüzünün
Kazıdım hançerimle, yeniledim.

Son dakikasında bile ömrümün
Ben Tanrı’dan başka bir şey istemem
Her sevgiye açık olsun pencerem…
Ümit Yaşar Oğuzcan

ARAYIŞ

Bir tas zehir verin bana içeyim,
Tek unutmak için acılarımı,
Baksana; kırdılar kapılarımı,
Yağmalandı kalbim, ömrüm, herşeyim.

Kurşuna dizdiler anılarımı,
Yenik düştüm bu savaşta neyleyim,
Bir mezar nasılsa işte öyleyim,
Unuttum en güzel şarkılarımı.

Gündüzü yok, upuzun bir geceyim,
Yitirdim umut kırıntılarımı,
Sevgimi, neşemi, bütün varımı,
Çaresiz bir yokluğun içindeyim,
Gömdüm içime yıkıntılarımı,
Arıyor bir yarım öbür yarımı…
Ümit Yaşar Oğuzcan

BEN BİR EYLÜL, SEN HAZİRAN

Bir eylüldü başlayan içimde,
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını,
Çimenler sararmıştı,
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin.
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı,
Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara,
Deli deli esiyordu rüzgar,
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa,
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar..

Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim?
O heyheyler, o delişmenlikler neydi?
Ne bu kadere boyun eğmişliğim,
Ne bu acıdan korlaşan yürek,
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım.
Önümdeki dizboyu karanlıklar da ne,
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım..

Beni kötü yakaladın Haziran,
Gamlı, yıkık Eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin,
Masmavi göğünle,
Cana can katan guneşinle.
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime,
Çiçekler açtı dokunduğun,
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde..

Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi,
Öldürdüğün yemişlerin ağirlığından
Dallarım yere değiyor,
Güneşi batmadan saçlarının,
Bir dolunay doğuyor bakışlarından.
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma,
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık,
Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan,
Ölebilirim artık..

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse,
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma.
Baksana; parmak uçlarım ateş,
Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden,
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe,
Benimle uyu, benimle uyan,
Birlikte varalım onüçüncü aylara,
Ben bir Eylül, sen Haziran…
Ümit Yaşar Oğuzcan

Yorum Ekle