Can Dündar Sözleri

Aşk, ‘seni seviyorum’ cümlesinin zamanla ‘Kendine iyi bak’ kelimesine dönüşünü işleyen geçici bir yalandır.

Bu ülkede gazetelerin 2. sayfasında ünlülerin nasıl yaşadıkları, 3. sayfasında ünsüzlerin nasıl öldükleri yer alır.

Her ilin plaka kodunu ezbere bilip, Özel günleri unutabilen zeka kapasitesine sahip insana Türk Erkeği deniliyormuş.

Eğer bir kadının gerçek aşkı olmayı başarabilmişseniz; Çok şanslısınız, Çünkü sizin için hayat; asla sıradan olmayacak.

Eskiden İnsanlar Sevilir, Eşyalar İse Kullanılırdı. Gün Geldi Eşyalar Sevilir, İnsanlar Kullanılır Oldu.

Sevgilisinden ayrılan bir erkeğin suratının rengi değişir, Kadının ise saçının rengi.
İki kadın birleşince dedikodu yapar diyen erkek, başka bir erkekle kafa kafaya verince atom altı parçacıkları mı tartışır ?

Unuttum dersin çevrendekilere; ama unutmadığını birtek sen bilirsin. Aşk öyle birşey işte gitse bile unutamıyorsun yine.

Herkesin yüzüne gülersen; adın birşeylere çıkar. Suratını asarsan; burnu havada kasıntı olursun. Çünkü Türkiye’de kadınsın.

Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken, kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir ülkeden ne bekleyebiliriz ki.

Geçmiş yaşanmışlıklarınız hala canınızı yakabiliyorsa; Geçmemiş demektir.

Belki kimse olmayacak senin gibi; ama sende olmayacaksın eskisi gibi.

Hαyαttαki en güzel şeyin çocuk olmαk olduğunu bile bile, neden ‘büyüyünce ne olαcαksın ?’ diye sorulur ki.

Gerçekten seviyorsan eğer, mesafeler anlamını yitirir. Ne bakabilirsin gözlerine ne de dokunabilirsin; ama hep hissedersin.

Her seferinde canını acıtsa bile, Hiç kimse ’o’ olamuyorsa, Ve canının yanacağını bildiğin halde yine de seviyorsan, aşk bu işte.

Erkek şöyle düşünür: İsterse başkasını sevsin, yeterki sevişmesin. Kadın şöyle düşünür: İsterse başkasıyla sevişsin, yeterki sevmesin. Çünkü kadına göre vücudun merkezi yürek, erkeğe göre etek.

Ne garip.. İnsanın hayatı soruyla başlayıp, soruyla bitiyor: Adını ne koydunuz ? Merhumu nasıl bilirdiniz ?

Sevgili dediğin güzelliğiyle seni kendine aşık eden değil, Sana kendin olabilme şansını verendir.

Seni ölene dek seveceğim boş laf! Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim.

Kaybolmasın diye özenle sakladığınız sarı bi lira gibi mutluluk. Gün gelip de çık…arınca bi bakıyorsunuz ki; tedavülden kalkmış.

O yokken hayır sevmiyorum, unuttum deyip, onu görünce elin ayağın birbirine dolanıyorsa; aşıksın işte.

Eğer unutmak yedi harfi yanyana getirmek kadar kolay olsaydı, biz de beş harfi yanyana getirir mutlu ourduk.

Hiç dokunmadığın birine aşık olabiliyorsan, işte sen aşkı hakediyorsun.

Bu günlerde aklıma gelen başıma geliyor nedense, Birde gönlümden geçen yanımda olsa keşke.

Tamam, beni sevmesin; ama hiç kimse ona dokunmasın.

Bir Babanın, Kızının Sevgili Olaylαrına Kızmasının Tek Sebebi; Erkeklerin Kimyasını Biliyor Olmasıdır aslında.
Çok sıkkın.. Bıkkın.. Gergin.. Üzgün.. Yorgun.. olsak da hala yaşıyoruz, çok şükür.
İçine rastgele atılmış eşyalardan oluşan çantadaki telefonu, tek eliyle ve bakmadan bulabilen o muhteşem kişiye “kadın” denir!

Anlık yaşıyoruz bir yerde, hemencecik gönülden seviyoruz ! “Anlık da olsa sevmek güzel de, Yoksa kendimizi mi kandırıyoruz.

Bakakaldım peşinden ; Ne gözümü alabildim, ne göze alabildim…!

Yanında seni ısıtacak biri varsa, üşümek gerçekten güzeldir.

Ve aşk; O omzuna yattığında, rahatsız olmasın diye kılını bile kıpırdatmamaktır.

Kadınmış derler adamı deli eden. Sen ne dersen de, yine kadındır deliyi de adam eden.

Duymak istediklerini değil, duyman gerekenleri söyleyebilme cesareti olan insanlar olmalı yanında .

Sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde!

Hayat ne kadar güzel olurdu; İnsan hem ‘aşık’, hem de ‘sadık’ olmayı becerebilseydi.

Hayatımda biri yok, Birinde hayatım var” diyebilmektir aşk.

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın, her baş ağrılı bir kadının arkasında kesinlikle bir erkek vardır.

Seven değil sevmeyi bilmeyen bilir ‘seviyorum’ demeyi. “Seven ise gerek duymaz buna, Çünkü o sevdiğinin gözünden anlar herşeyi.

Erkek adam ağlamaz denir ya, sakın inanma ! Unutma ki, erkek adam ağlamayan değil, bir kadını ağlatmayandır aslında.

‎6 milyαr insαnın içinden yalnızca birini seversin. Sonra onun sevilmeye layık olmadığını anlarsın, Bütün dünyayı suçlarsın.

Seyahatta cam kenarı sanki yalnızların yeridir. “Çünkü aslında orası, başını koyacak omuz bulamayanlar içindir.

Hayat ne garip değil mi ? Birisi arabamı hazırlayın diyebiliyorken, diğeri abi 25 kuruş eksik binebilir miyim ? diyor.

Bazen ne onunla yapabilirsiniz, ne de onsuz. Ne terkedebilirsiniz, ne de yeniden sevebilirsiniz; sürünür gidersiniz .

Bazen insan; Ben iyiyim” dediğinde gözlerinin içine bakıp iyi değilsin biliyorum diyecek birine çok ihtiyaç duyar.

Kadınlar kendini güldüren erkekten hoşlanır sözü yalandır unutma. Çünkü kadınlar, sadece hoşlandıkları erkeklere güler aslında.

Aşk sevmesini bilen için vardır ve karşılıksızdır. ‘ne kadar seversen o kadar severim’ gibi düşünmek aşk değil, tüccarlıktır!

Aşk sabır dır belki, ama asla tahammül değil.

Durup dururken, alakasız bir zamanda arayan eski sevgililer ikiye ayrılır: Canı çekenler ve acı çekenler.

Özlemek elbette kavuşma ihtimali varsa güzel. Ancak ayrılıkları bile özel kılan tek şey; O’nun da bi yerlerde seni özlediğini hissedebilmek.

Artık başka biri alacak yerimi. Ve biliyorum zamanla unutacaksın beni, ama sonkez düşün; sevebilir mi seni, benim sevdiğim gibi.

Eskiden mendiller aşıkların gözyaşlarıyla ıslanırdı Şimdi ise gerçek aşık kalmadığından fabrikadan ıslak çıkıyor…

Çocukken yarın neler oynayabiliriz diye düşünürdük, Şimdiyse yarın hayat bize hangi oyunu oynayacak diye düşünüyoruz.

Artık yaşanmak için değil ayrılmak için yaşanır oldu aşk. Ve terketmeler yetmezmiş gibi birde emir verilir. Kendine iyi bak…

/p

Sende Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir